|
Çocuğunuzun Ağız ve Diş
Sağlığı
Süt Dişlerinin
Bakımı
Süt dişleri sonuçta düşecekse de daimi
dişler kadar önemlidirler. Süt dişleri:
• Çocuğun yiyecekleri
ısırması ve çiğnemesine yardımcı olur. • Çocuğun daha sempatik
görünmesini sağlar. • Çocuğun doğru şekilde konuşmasına yardımcı
olur. • Çocuğun daimi dişleri için gerekli yeri muhafaza
ederler. • Daimi dişlerin yerlerine yerleşmelerine rehberlik
ederler.
Bu nedenlerden ötürü çocuğunuzun süt dişlerine iyi
bakmanız çok önemlidir.
Bebeğinizin üst ya da alt çenede dört
adet dişi yan yana dizildiğinde, günde iki kez dişlerini
fırçalamalısınız. Bunun için yumuşak bir diş fırçası seçmelisiniz.
Aynı zamanda fırçayı daha da yumuşatmak için birkaç dakika ılık suda
bekletebilirsiniz.
Çocuklar için özel fluoridli diş macunundan nohut tanesi
kadar kullanarak ya da sadece su ile dişlerini fırçalamalısınız.
Unutmamalısınız ki çocuğunuz diş macunu tükürmek yerine yutmayı
tercih edecektir. Fluoridin çok fazla yutulması ise daimi dişlerde
kozmetik problemlere (fluorozis) yol açabilir. Dişsiz olan alanları
ise gazlı bez ya da tülbendi ıslatarak silmelisiniz. Çocuğunuzun
dişleri birbirine değdiğinde günde bir kez diş ipi kullanmalısınız.
Türkiye’deki sular fluoridli olduğundan genellikle ek olarak
fluoridin tablet şeklinde alınmasına gerek olmamaktadır. Ancak
bulunduğunuz bölgedeki sular fluoridli değilse diş hekiminiz ya da
çocuk doktorunuza danışarak gerekli miktarda fluoridin çocuğunuz
tarafından alınmasını sağlayabilirsiniz. Bu konuda göz önünde
bulundurulması gereken nokta fluoridin dozunun fazla olması
nedeniyle daimi dişlerde oluşabilecek kozmetik
problemlerdir.
Bir süre sonra çocuğunuz dişlerini kendisi
fırçalamak isteyecektir. Çocuğunuzun dişlerinin temizliğinden
kendinizin sorumlu olduğunu unutmadan ona fırçalaması için izin
vermelisiniz. 6-8 yaşına kadar iyi bir şekilde fırçalaması için
koordinasyon ve el becerisi yeterli olmayacaktır. Ancak bu yaşlardan
sonra da çocuğunuz dişlerini fırçaladıktan sonra kontrol etmeniz
gerekir.
Biberon Çürüğü
Nedir?
Biberon çürüğü bebeğinizin dişlerini hızlı
bir şekilde tahrip edebilecek olan çürüklerdir. Bu durumdan korunmak
mümkündür. Bu durum bebeğinizin dişleri karbonhidratlardan oluşan
şekerlerle uzun süreli temasta kaldığında ortaya çıkar. Meyve suyu
ve süt gibi karbonhidrat içerikli bir sıvı ağızda kaldığında
bakteriler şekerlerle beslenmeye başlar. Böylece bakteriler asit
üreterek, ağızda yeterli süre kaldıkları takdirde, dişlerde çürük
oluşturmaya başlarlar.
Bu durum bebeğiniz sıklıkla:
•
Süt, meyve suyu, şekerli su ya da sadece sudan başka diğer tüm
içeceklerle dolu biberonla uyuyorsa • Gün boyunca rahatlaması
için biberonunda şekerli sıvı ya da süt içiyorsa • Şeker, bal ya
da diğer şekerli sıvılara batırılmış yalancı meme
kullanıyorsa
Anne sütü beraberinde karbonhidratlarla
verilmediği takdirde, çürüğe neden olmaz. Anne sütünün yanında mama
ile beslenen bebeklerde çürük riski mevcuttur.
Bebeğinizin
ne içtiği kadar, ne kadar sıklıkla içtiği de önemlidir. Çocuğunuz
ağzında ne kadar uzun süre su dışında bir sıvı tutarsa, çürük riski
o derece artar. Bu nedenle bebeğinizin biberonla uyuması ya da gün
boyunca biberonu yalancı meme olarak kullanması tehlikelidir.
Biberon çürüklerinden diğer dişler etkilense de en çok zarar
görenler üst ön dişlerdir. Biberon çürükleri ancak bebeğinizin
ağzında Streptococcus mutans adlı bakteri bulunuyorsa oluşabilir.
Küçük çürükleri olan çocuklarda ağızdaki bakterilerin %1’inden azını
S. mutans oluştururken, erken çocukluk dönemi çürüğü olan çocuklarda
bu oran %50’ye kadar çıkar.
S. mutans yaygın olarak bulunur
ve bebek 6-31 aylar arasında anneden çocuğa geçer. Bu döneme
“enfeksiyon penceresi” adı verilir. Çocuğunuzun çürüksüz şekilde
hayatına devam edebilmesi için sizin de ağız ve diş sağlığınıza önem
göstermeniz gerekmektedir.
Biberon çürüklerinde öncelikle
üst kesici dişler etkilenir. Çürükler genellikle kolay görülemeyen
yerler olan dişlerin arka kısımlarında başlar. Sonra üst çene arka
dişler ve daha sonra alt çene arka dişler etkilenir. Alt kesici
dişler genellikle bu durumdan etkilenmez, çünkü dil üstlerine
gelerek onların sıvıya maruz kalmalarını önler ve böylece
bakterilerden etkilenmelerini engeller.
Tedavi edilmemiş
olan çürük dişler ağrı ve enfeksiyona neden olabilir. Bunlar daha
kapsamlı ve komplike bir tedavi gerektirebilirler. Çok kötü çürümüş
dişler enfeksiyonun ortadan kaldırılması, enfeksiyonun yüze sıçrama
riskinin azaltılması ve daimi dişlerin enfeksiyondan etkilenmeden
gelişebilmelerini sağlamak için çekilebilir.
Karbonhidrat
içeren herhangi bir sıvı, uzun süre dişler üzerinde kaldığında,
biberon çürüklerine neden olabilir. Bu sıvılar, süt, meyve suyu, su
katılmış meyve suyu, şekerli su ya da herhangi bir şekerli içecek
olabilir. Sadece suyun ağızda uzun süre bulunması çocuğunuza
herhangi bir zarar vermez.
Biberon çürüklerinden korunmak
için bazı tavsiyeler:
• Bebeğinizin, karbonhidrat içerikli
sıvı ile dolu biberonla uyumasına izin vermeyin. Sadece su ile
yatmasın da bir sakınca yoktur. • Bebeğinizi, doktorunuz ile de
görüştükten sonra, 12-14 aylıkken biberondan uzaklaştırın. • Gün
boyunca bebeğinizin rahatlaması için su dışında başka bir sıvı ile
dolu biberon kullanmasına izin vermeyin. • Bebeğinizin yalancı
memesini şekere ya da şekerli sıvılara batırmayınız. •
Çocuğunuzun yemeğine şeker eklemeyiniz. • Bebeğinizin dişlerini
ve dişetlerini ıslak bez ya da diş fırçası ile her yemeğinden sonra
temizleyiniz. • Bebeğinizin ilk dişi çıktığında en kısa sürede
diş hekiminizi ziyaret etmelisiniz. • Bebeğinize bir yaşından
itibaren bardakla içmeyi öğretmelisiniz. • Bebeğinizin yeterli
miktarda fluorid aldığından emin olmalısınız. Şehrinizdeki içme
sularında fluor bulunmuyorsa diş hekiminize fluorid destekleri
konusunda danışabilirsiniz.
Daimi
Dişler
Çocuğunuz 6-7 yaşlarındayken süt dişleri
düşüp, yerlerine daimi dişleri sürmeye başlar. Bu süreç biraz daha
erken ya da geç de olabilir. Her çocuğun kendi kalıtsal
özelliklerinden ötürü bu süreç değişebilir. Yeni çıkan dişlerin
simetrisi ya da sıralaması, dişlerin ne zaman sürdüğünden daha
önemlidir. Çoğunlukla ağızda ilk görünen daimi dişler alt ön
dişlerdir. Ancak bazı çocuklarda 6 yaş dişleri adı da verilen
birinci büyük azı dişleri de ilk süren daimi dişler
olabilir.
Çocuğunuz 13 yaşına geldiğinde daimi dişlerinin
büyük kısmı ağızdaki yerlerini almış olur. 3. büyük azı dişleri
17-21 yaşları arasında sürerler. Ancak bazı kişilerde 3. büyük
azılar hiç gelişmemiş olabilir. Sıklıkla bu dişler gelişmiş olsa da
doğru pozisyonda olmadıkları ya da ağızda yer olmadığından
süremezler ve gömük olarak kalırlar.
Daimi Dişlerin Bakımı
Çocuğunuz
6-8 yaşına gelene kadar diş fırçalama konusunda yardımınıza ihtiyacı
vardır. Sabah ve yatmadan hemen önce olmak üzere günde en az iki kez
bu konuda ona yardımcı olmalısınız. Çocuğunuzun dişleri (özellikle
de büyük azılar) üzerinde yiyecek artıklarının kalmamasına dikkat
etmelisiniz. Çünkü büyük azı dişleri üzerinde yiyecek artıklarının
saklanabileceği girinti ve çıkıntılar çok fazladır.
Çocuğunuzun ağız ve diş sağlığı için birkaç
tavsiye:
• Yumuşak, naylon kılları olan diş
fırçası üzerine bezelye tanesi kadar fluoridli diş macunu sürerek
kullanabilirsiniz. • Çocuğunuza diş macununu yutmaması için
köpükleri nasıl tükürebileceğini öğretmelisiniz. • Çocuğunuzun
iki dişi birbirine değer pozisyonda çıktığında diş ipi de kullanmaya
başlamalısınız. Çocuklar 9 yaşına geldiklerinde kendi kendilerine
diş ipi kullanabilecek beceriye erişebilirler. Diş ipi kullanımı ile
diş fırçasını ulaşamadığı diş aralarına ulaşılarak çürüklerden
korunmuş oluruz. • Çocuğunuzun yeterli miktarda fluorid alıp
almadığı konusunda diş hekiminiz ya da çocuk doktorunuz ile
görüşebilirsiniz.
Çocuğunuzun
Dişlerinin Beslenme ile Bağlantısı
Çocuğunuzun diş
sağlığı için ne yediği kadar, ne zaman ve ne sıklıkla yediği de önem
taşır. Dengeli beslenme uzun süreli diş sağlığı (uygun gelişen
dişler ve sağlıklı dişetleri) için önemlidir.
Karbonhidratlı
yiyeceklerin ağızda ya da dişler üzerinde uzun süre kalmaları diş
çürüklerine neden olur. Ağız içinde bulunan bakteriler, bu
karbonhidratlarla beslenerek asit oluşturur. Bu aist ile dişin mine
tabakasına etki ederek çürük oluşumunu başlatırlar. Öğünler arası
geçen sürede tükürük bu asidin etkisini ortadan kaldırmaya yarar.
Sık yeme alışkanlığı ağzın asidik kalmasına neden olarak diş
çürüklerine yatkın hale gelmesine neden olur.
Atıştırma ve yemek zamanları hakkında
tavsiyeler:
• Çocuğunuza atıştırması için taze
meyve, sebze ya da peynir gibi sağlıklı yiyecekler verin. • Şeker
içermeyen ya da şeker katılmamış yiyecekler satın alın. • Şekerli
ya da nişastalı yiyecekleri atıştırma olarak değil, yemeklerden
sonra servis edin. • Çocuğunuzu dişlerini yedikten sonra
fırçalama sözüne rağmen yapışkan yiyeceklerden uzak tutmalısınız.
Çünkü bu yiyecekler dişler arasına ve diş yüzeylerindeki girintilere
girerler ve uzaklaştırılmaları zordur. Sizi şaşırtabilir ancak bu
yiyeceklerden bazıları şunlardır: kremalı kurabiyeler, incir,
krokan, yulaflı kurabiyeler, fıstıklı kurabiyeler, sade çörekler,
patates cipsleri ve krakerler. • Daha az atıştırmasını
önermelisiniz. Sık yenen yiyecekler sonunda, ağzındaki asit miktarı
artar ve uzun süre bu şekilde kalır. • Çocuğunuz atıştırdıktan
sonra dişlerini fırçaladığından emin olmalısınız. Bu mümkün değilse
su ile birkaç kez ağzını çalkalatmalısınız. • Çocuğunuzu xylitol
içeren ya da şekersiz sakızlar almaya yönlendirmelisiniz. •
Çocuğunuza yatmadan hemen önce süt, meyve suyu ya da asitli
içecekler vermemelisiniz.
Çocuklarda
Radyografi
Radyografi de denilen röntgenler,
teşhiste için önemli yardımcılardır. Röntgenler diş hekimine:
• Çocuğunuzun dişlerinin nasıl sürdüğü • Sürmemiş dişleri
sayı, büyüklük ve pozisyonlarının görünmesi • Kayıp ya da
fazladan diş olup olmadığının belirlenmesi • Ağız ve dişlerdeki
yaralanmaların görüntülenmesi • Dişler ya da ağızda enfeksiyon
varlığının belirlenmesi • Braket ve diğer ortodontik tedaviler
için hazırlanılması • Gözle muayenede görülemeyen sorunların
belirlenmesin • Kemik hastalıklarının tanımlanması konularında
yardımcı olur.
Çocuğunuzun hangi sıklıkla röntgen ile muayene
edileceği konusunda kesin bir sınır yoktur. Çocuğunuzun gelişimi ve
diş sağlığı ile gereksinimleri de değişir. çocuğunuzun fazla sayıda
çürüğü ve dolgusu varsa ya da diş çürüğü riski fazla ise diş
hekiminiz bu durum kontrol altına alınana kadar altı ayda bir
röntgen alınmasını isteyebilir. Röntgen gereksinimi aynı zamanda
çocuğun,diş fırçalama, diş ipi kullanımı ve beslenmesine de
bağlıdır. diğer çocuklarda sık röntgen alınmasına gerek yoktur.
Ancak gerektiğinde röntgen alınmazsa, teşhis edilemeyen sorunlar
daha kötü hale gelebilir.
Çocuk
Dişlerinde Yapılan Dolgular
Dişin restore edilmesi
demek, dişin dolgu gibi bir tedavi seçeneği ile orijinal şekil ve
fonksiyonuna geri döndürülmesi demektir. Çocukların süt ya da daimi
dişlerinin restore edilmesi için çeşitli nedenler olabilir:
•
Çürük • Travma- kırık ya da çatlak diş • Dişlerin çok küçük ya
da uygun olmayan şekillerde olmasına neden olan gelişim
defektleri • Endodontik tedavi (pulpotomi ya da kök kanalı
tedavisi) • Fark edilebilir renklenmeler
|